Dijital Telif Hakları Kanun Teklifi İncelemesi:
12 Aralık 2025 tarihinde Dijital Telif Hakları Kanun Teklifi ("Kanun teklifi") yayımlandı. Esas itibariyle Kanun teklifinin amacı, dijital ortamlarda telif hakkı korumasını sağlamak ve dijital ortamlarda gerçekleşen telif hakkı ihlalleri için korumayı belirli bir çerçeveye oturtmaktır. Kanun teklifi, özellikle "aracı hizmet sağlayıcılar" için sorumluluk ve yaptırımlar düzenlemekle birlikte birtakım mekanizmalar öngörmektedir.
- İlk olarak dikkat çeken kısım, Kanun teklifinin amacı ile birlikte Tanımlar kısmında getirilen "aracı hizmet sağlayıcı" ifadesidir. Mevzuatta yerleşik "aracı hizmet sağlayıcı" ibaresinin kapsamının genişletildiği görülmektedir:
"Aracı hizmet sağlayıcı: İnternet üzerinde kullanıcıların içerik yüklemesine, depolamasına veya paylaşmasına imkan tanıyan her türlü dijital platformlar ve servisler."
Kanun teklifi, "aracı hizmet sağlayıcı" sorumluluğunu düzenleyen 5. maddeye ilişkin gerekçesinde ise:
"Dijital ortamlarda haber içeriklerinin izinsiz kullanımının yaygınlaşması nedeniyle..." demektedir.
Dikkatimi çeken kısım şu ki, aslında Kanun teklifi her ne kadar "aracı hizmet sağlayıcı" ibaresini kullanmış olsa da, bu ibarenin kapsamında "yer sağlayıcı"ların da bulunabileceği bir tanım ve telif hakkı koruma amacı getirmiştir. Nitekim, halihazırda yerleşik tanımlar incelendiği zaman;
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a göre:
"Aracı hizmet sağlayıcı: Başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan gerçek ve tüzel kişiler"
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'a göre:
"Yer sağlayıcı: Hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten gerçek ve tüzel kişiler"
olarak tanımlanmaktadır. Bu şekilde mükerrer bir terimin, genişletilmiş tanımıyla Kanun teklifinde yer alması, işbu teklifin yürürlüğe girdiği zaman yer sağlayıcıları da kapsayacağı hassasiyetini akıllara getirmektedir.
Kanun teklifinde kalem kalem yer alan yükümlülükler özel olarak Telif Hakkı İzleme Yönetim Kurulunca belirlenen usule göre günlük tekil kullanıcı ortalaması 250.000'i geçen veya yıllık brüt geliri Kurulca belirlenen eşeği aşan "aracı hizmet sağlayıcılar" için getirilmişken, bu kriterlerin altında kalan "aracı hizmet sağlayıcılar" bildirim yükümlülüğü ve içerik kaldırma usulünü belirleme yükümlülüğü altında olacaktır.
- Diğer yönden OİTS, UDES gibi koruma mekanizmaları dikkat çekicidir.
UDES: Halihazırda telif hakkını haiz eserler, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın telif hakları eser veritabanı üzerinden sorgulanmaktadır. Kanun teklifine göre, Ulusal Dijital Eser Kayıt Sistemi (UDES) öngörülmektedir. Söz konusu sistem, eserlerin ve ilgili hakların dijital ortamda tescil edildiği, erişilebilir bir veri tabanıdır ve delil özelliği bakımından güç sağlamaktadır. UDES üzerinden tescil süreçleri, Kanun teklifinin yürürlüğe girmesini takiben çıkarılacak Yönetmelikler ile detaylandırılacaktır. UDES'i kurmak ve denetlemekle yükümlü organ ise Telif Hakkı İzleme Yönetim Kuruludur.
Telif Uyuşmazlık Tahkim Komisyonu: Kanun teklifi, üyeleri telif hukuku, bilişim hukuku ve dijital teknoloji alanlarında uzman olan ve bağımsız 5 kişilik bir Telif Uyuşmazlık Tahkim Komisyonu öngörmektedir. Uyuşmazlıkların işbu Komisyona başvurulması üzerine en geç 15 gün içerisinde teknik bir inceleme gerçekleştirilir. Komisyonun verdiği kararlar taraflar için bağlayıcı olacaktır ve mahkemeler için öncelikle dikkate alınacaktır.
- Uygulamada hak çatışması dengesinin bozulabileceği çelişkiler de akıllara gelmektedir:
Madde 5, 2. fıkra (b) bendinde; "Telif hakkı ihlali teşkil eden içeriklerin platforma yüklenmesini bildirim alınmadan önce önlemek..." yükümlülüğü getirilmiştir.
Madde 5, 2.fıkra (d) bendinde ise: "telif hakkı bildirimlerini hızlı ve etkin bir şekilde değerlendirmek ve haklı bulunan ihlalleri kaldırmak..." yükümlülüğü düzenlenmiştir.
Yükümlülük ihlali durumunda aracı hizmet sağlayıcılara öngörülen yaptırımlarla birlikte incelendiğinde, aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcıların söz konusu ilk ihbarları değerlendiren ve içerikleri kaldıran platform olması ve bildirim bile almadan önce ihlal nitelikli içeriklerin yayınlanmasını önleme sorumluluğu, haksız yere içeriklerin kaldırılmasıyla birlikte ifade özgürlüğü dengesi bakımından sakıncalar meydana getirebilecektir. Telif hakkı ihlalini önlemek adına aracı hizmet sağlayıcı platformlarda içeriklerin haksız yere kaldırılması gibi problemler öngörülebilir. İçeriği haksız yere kaldırılan içerik üreticilerin, askı süresi dahi olsa, bu süreçte mahrum kalacağı kazançlar gündeme gelebilir.
Bu durum, sadece Kanun teklifi ile sınırlı olmayıp genel olarak dijital yolla fikri mülkiyet hak ihlallerinde halihazırda karşılaşılan bir hak dengesi problemidir.
2-) Yapay zeka tarafından üretilen içeriklerde Kurulun re'sen hak ihlali denetlemesi: Kanun teklifinin 3. maddesi, 5.fıkrası uyarınca Kurul re'sen yapay zekanın ürettiği veya yapay zekanın yeniden kullandığı içeriklerde eser sahipliği ve telif hakkı ihlallerini denetleyecektir. Yapay zekanın eserlere dahil olduğu durumlarda telif hakkı ihlali soruları halihazırda popüler şekilde tartışmaya açık bir konu.
İlerleyen dönemlerde yapay zekanın da bir "kişi" olarak kabul göreceği veya sair haklara sahip olacağı bir düzende, eser sahipliği bakımından şu anki uygulama sonuçları ve alınacak Kurul kararları elverişsiz hale gelebilir ve yerleşik uygulama sağlamak güç olabilir.
Bu eserlerde ihlal incelemesi gerçekleştirilirken Kurul tarafından nasıl bir yol ve inceleme gerçekleştirileceği önem taşımakta.
Sadece Kanun teklifi ile sınırlı olmaksızın uluslarası bir diğer endişe ise, yapay zeka tarafından yeniden kullanılan veya üretilen içeriklerde telif hakkı ihlalini ortaya koymak için yaşanacak ispat noktasıdır. Massachusetts Institute of Technology'de uzmanlar, yapay zeka tarafından üretilen eserlerde belirli bir analiz ile hangi girdilerin kullanıldığını ve telif hakkı ihlallerinin tespitini sağlayabildiklerini, yazılım kodları bakımından onaylamışlardır. Ancak bunun daha kompleks eserlerde tespiti ve ihlalin ispatlanabilirliği noktası hala endişeli bir konudur.
Sonuç olarak, dijital ortamlarda telif haklarının korunması ve ihlaller bakımından kanun çalışmaları gerekli ve önemli bir gelişmedir. Dijitalleşen dünyanın hak dengesi sağlama açısından getirdiği belirsizlikler, uygulamalar ve tartışmalar gelişmelerle senkronize şekilde varlığını korumakta ve bu alanda güncel çalışmaların takibini kaçınılmaz kılmaktadır.
Kanun teklifine buradan erişebilirsiniz:
Aysu K. ERGİN
No comments:
Post a Comment